Ucuzlukçu geldi hanım…!

Siyaset bir değerin üstüne bir değer daha koymaktır.
Buna sanat da dersiniz zanaat da…
Siyaset yapıyorsanız fark yaratmanız gerekir.
Sizden öncekinin yerine geliyorsanız çıtayı yükseltmelisiniz.

***

Kırıkkale’de kimse kusura bakmasın siyaset vasata düştü!
Birkaç belediye hariç belediyeler uyku modunda.
Politik siyaset üretimi durdurdu.
Kırıkkale’nin genel siyasetine baktığınızda “Cuma selamlığı” denen uygulama kalktı.
Neden?

***

Siyasi jenerasyon yenileniyormuş gibi görünse de buna izin verilmiyor.
Şehirde yeni jenerasyon yok!
Siyasete küsmüş gibiler…
Eskiler de bildik havada…
Dışarıdan şehir siyasetine katılmak isteyene ise kapılar öyle kolay açılmıyor.
Çok zorlamak gerekiyor ve bunu zorlayanları da görüyoruz.
Hatta öyle ki, siyaseti şu anda şehirde cesurca yapan bir kaş kişi var bu anlamda.

***

Yerel hizmetler bakımından baktığınızda ise vasatın da altına düşmüş durumda şehir.
Millet proje olarak raylı sistemden bahsediyor, bizim ulaşım sistemimiz, toplu taşıma uygulamamız yok!
Ama müdürlüğü var…!
Bunlar yok iken şehirde öyle gezemezsiniz “ben bu şehri yönetiyorum” diye…
Ayıplı bir hizmet olur bu…!
Haksız mıyız?

***

İşte ucuzluk da burada başlıyor.
Bu yıl ihtimaldir ki seçim olacak…
Toplantılara hiç başkanlık etmeyenler çıkmış başkanlık ediyor ve bununla ilgili görüntü veriyor.
Durduk yere sokağa inilmiş esnaf ve vatandaş dinleme uygulaması yapılıyor.
Sınıra gidip askerlere destek olmak maksadıyla görüntü vermeler falan…
Biz bunları yıllaaar önce geçtik…
Kimileri bu yollardan yeni geçiyor!

***

Siyasete girip de kazanmak zordur…
Ama kaybetmek çok kolay.
Ki, kaybetmek seçilmiş kişinin kendi iradesine bakar.
Tekrar söylüyorum, çıtayı yükseltemiyor, fark yaratamıyor ve artı bir değer katamıyorsan herhangi bir şeye, kaybedersin.
Seninle beraber mesela yönettiğin şehir de kaybeder, politikan da…

***

Şu anda şehirde siyaset yapan kim var cesurca?
Mübalağ etmeden söylüyorum, şehrin siyasetini cesur yorumlar, eleştiriler ve analizlerle Avukat Mehmet Yılmazer yapıyor.
İster kabul edin ister etmeyin.
Bu yazıda onu yazmayacağım.
İleride yazacağım ama bunu.
Şimdi yazarsam Mehmet Yılmazer yazısı olur bu, bahsetmek istediğim konu başka, dağıtmak istemiyorum konuyu.
Ama bunu da not alın bir yere, şu anda Belediyeyi, kurumları, yöneticileri, eksikleri, noksanları kimi zaman bir gazeteci gibi, kimi zaman da bir yorumcu gibi cesurca eleştiren tek kişi o bu şehirde…

***

İşte bu olmadığı için cesaret kırılmış siyasette.
Bakın kurumlar bir çark gibi işler.
Eksikleri olur noksanları olur.
Bunu kişiler fark yaratarak tamamlar.
Kırıkkale’de şu anda hem de birkaç yıldır bu eksik.
Fark yaratan isim yok.

***

Hâlâ başka şehirlerden güzel örnekler veriyoruz.
Yahu bu şehrin niye güzelliği yok?
Ya da yok mu?
Yol yapıyorsun kaldırımı bozuk, kaldırımı yapıyorsun yolu bozuk.
Yani birbirlerini tamamlayamıyorlar.
Ama havayı atmayı gayet iyi beceriyorsun…
Siyaset bu değil, iş bu değil, hizmet bu değil, uygulama bu değil…
Bu tamamen ucuzcu esnaf kampanyası…
Kırıkkale bunu aşmadığı sürece yol alamaz ve alamıyor da.
Kırıkkale’nin bahtı bu şekilde.

***

Bakın esnaf odalarının seçimleri yapıldı, hani fark yaratan bir isim?
Kim değişti?
Kiminle ne değişti?
Herkes yerini maşallah muhafaza etti.
Haber başlıkları “falanca isim güven tazeledi”…
Bir de davul dövdürüyorlar!
Zafer kutlaması…
Evet zafer de kimin zaferi ve kime karşı kazanıldı?
Ne güvenidir bu kazanılmış…?
Kimin güveni?
Yani diyecek söz bulamıyorum.

***

Eskiden siyasiler yıllık değerlendirmeler yapardı.
Özellikle belediye başkanları.
Birkaç belediye başkanı hariç, Merkez belediyeden başlayarak bir çoğu bu uygulamayı kaldırdı.
Sebep…?
Yani anlatacak bir şey mi yok, yoksa sizi seçeni ciddiye mi almıyorsunuz?
Üretmediniz mi bir şey?
Söz verdiğiniz projeleri gerçekleştirmediniz mi?
Vatandaşa sözü verdin de o sözü yerine getirip getirmediğini, getiremediğini neden anlatmıyorsun?

***

Fark yaratan uygulama kafada başlar.
Bu yıl seçim olacak ihtimali ağır basmaya başladı ya, tek tek sokağa dökülmeye de başladılar.
Ama sokak size soracak “ne yaptın?” diye.
Ne cevap vereceksiniz?
Merak ediyorum…

Kırıkkale24

Ucuzlukçu geldi hanım…!


Yazı Tarihi: 11 Mart 2018 17:53
Yazar Adı: Halil Halat
Haber Adresi: http://www.kirikkale24.com/ucuzlukcu-geldi-hanim/

Ucuzlukçu geldi hanım…!

Siyaset bir değerin üstüne bir değer daha koymaktır.
Buna sanat da dersiniz zanaat da…
Siyaset yapıyorsanız fark yaratmanız gerekir.
Sizden öncekinin yerine geliyorsanız çıtayı yükseltmelisiniz.

***

Kırıkkale’de kimse kusura bakmasın siyaset vasata düştü!
Birkaç belediye hariç belediyeler uyku modunda.
Politik siyaset üretimi durdurdu.
Kırıkkale’nin genel siyasetine baktığınızda “Cuma selamlığı” denen uygulama kalktı.
Neden?

***

Siyasi jenerasyon yenileniyormuş gibi görünse de buna izin verilmiyor.
Şehirde yeni jenerasyon yok!
Siyasete küsmüş gibiler…
Eskiler de bildik havada…
Dışarıdan şehir siyasetine katılmak isteyene ise kapılar öyle kolay açılmıyor.
Çok zorlamak gerekiyor ve bunu zorlayanları da görüyoruz.
Hatta öyle ki, siyaseti şu anda şehirde cesurca yapan bir kaş kişi var bu anlamda.

***

Yerel hizmetler bakımından baktığınızda ise vasatın da altına düşmüş durumda şehir.
Millet proje olarak raylı sistemden bahsediyor, bizim ulaşım sistemimiz, toplu taşıma uygulamamız yok!
Ama müdürlüğü var…!
Bunlar yok iken şehirde öyle gezemezsiniz “ben bu şehri yönetiyorum” diye…
Ayıplı bir hizmet olur bu…!
Haksız mıyız?

***

İşte ucuzluk da burada başlıyor.
Bu yıl ihtimaldir ki seçim olacak…
Toplantılara hiç başkanlık etmeyenler çıkmış başkanlık ediyor ve bununla ilgili görüntü veriyor.
Durduk yere sokağa inilmiş esnaf ve vatandaş dinleme uygulaması yapılıyor.
Sınıra gidip askerlere destek olmak maksadıyla görüntü vermeler falan…
Biz bunları yıllaaar önce geçtik…
Kimileri bu yollardan yeni geçiyor!

***

Siyasete girip de kazanmak zordur…
Ama kaybetmek çok kolay.
Ki, kaybetmek seçilmiş kişinin kendi iradesine bakar.
Tekrar söylüyorum, çıtayı yükseltemiyor, fark yaratamıyor ve artı bir değer katamıyorsan herhangi bir şeye, kaybedersin.
Seninle beraber mesela yönettiğin şehir de kaybeder, politikan da…

***

Şu anda şehirde siyaset yapan kim var cesurca?
Mübalağ etmeden söylüyorum, şehrin siyasetini cesur yorumlar, eleştiriler ve analizlerle Avukat Mehmet Yılmazer yapıyor.
İster kabul edin ister etmeyin.
Bu yazıda onu yazmayacağım.
İleride yazacağım ama bunu.
Şimdi yazarsam Mehmet Yılmazer yazısı olur bu, bahsetmek istediğim konu başka, dağıtmak istemiyorum konuyu.
Ama bunu da not alın bir yere, şu anda Belediyeyi, kurumları, yöneticileri, eksikleri, noksanları kimi zaman bir gazeteci gibi, kimi zaman da bir yorumcu gibi cesurca eleştiren tek kişi o bu şehirde…

***

İşte bu olmadığı için cesaret kırılmış siyasette.
Bakın kurumlar bir çark gibi işler.
Eksikleri olur noksanları olur.
Bunu kişiler fark yaratarak tamamlar.
Kırıkkale’de şu anda hem de birkaç yıldır bu eksik.
Fark yaratan isim yok.

***

Hâlâ başka şehirlerden güzel örnekler veriyoruz.
Yahu bu şehrin niye güzelliği yok?
Ya da yok mu?
Yol yapıyorsun kaldırımı bozuk, kaldırımı yapıyorsun yolu bozuk.
Yani birbirlerini tamamlayamıyorlar.
Ama havayı atmayı gayet iyi beceriyorsun…
Siyaset bu değil, iş bu değil, hizmet bu değil, uygulama bu değil…
Bu tamamen ucuzcu esnaf kampanyası…
Kırıkkale bunu aşmadığı sürece yol alamaz ve alamıyor da.
Kırıkkale’nin bahtı bu şekilde.

***

Bakın esnaf odalarının seçimleri yapıldı, hani fark yaratan bir isim?
Kim değişti?
Kiminle ne değişti?
Herkes yerini maşallah muhafaza etti.
Haber başlıkları “falanca isim güven tazeledi”…
Bir de davul dövdürüyorlar!
Zafer kutlaması…
Evet zafer de kimin zaferi ve kime karşı kazanıldı?
Ne güvenidir bu kazanılmış…?
Kimin güveni?
Yani diyecek söz bulamıyorum.

***

Eskiden siyasiler yıllık değerlendirmeler yapardı.
Özellikle belediye başkanları.
Birkaç belediye başkanı hariç, Merkez belediyeden başlayarak bir çoğu bu uygulamayı kaldırdı.
Sebep…?
Yani anlatacak bir şey mi yok, yoksa sizi seçeni ciddiye mi almıyorsunuz?
Üretmediniz mi bir şey?
Söz verdiğiniz projeleri gerçekleştirmediniz mi?
Vatandaşa sözü verdin de o sözü yerine getirip getirmediğini, getiremediğini neden anlatmıyorsun?

***

Fark yaratan uygulama kafada başlar.
Bu yıl seçim olacak ihtimali ağır basmaya başladı ya, tek tek sokağa dökülmeye de başladılar.
Ama sokak size soracak “ne yaptın?” diye.
Ne cevap vereceksiniz?
Merak ediyorum…